Türkiye–Almanya Enerji Ekseninde – Tek Taraflı Bağımlılık mı, Karşılıklı Bağımlılık mı?

von Aytürk
A+A-
Reset

Elimizdeki asıl soru şu: Türkiye ile Almanya arasında enerji alanındaki ilişki “tek taraflı bağımlılık” mı, yoksa “karşılıklı bağımlılık” mı? Yanıt, son üç yılda hızla değişen jeopolitiğin içinde saklı. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden sonra Almanya gaz tedarikini acil olarak çeşitlendirdi; Kuzey Denizi kıyılarında FSRU’larla sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) altyapısını ayağa kaldırdı ve ithal profilini yeniden tasarladı. 2024’te Almanya’nın LNG ithalatı toplam gaz ithalatının küçük ama kritik bir bölümünü oluştururken, özellikle ABD LNG’sinin payı belirginleşti. Bu dönüşüm, Berlin’in “Energiewende”sini –yani sanayiyi karbondan arındırırken arz güvenliğini koruma hedefini– yeniden kalibre etti. Bu kalibrasyonun içinden Türkiye’nin stratejik rolü daha görünür hâle geliyor. 

Türkiye cephesinde tablo daha karmaşık ama fırsat dolu. Ülke, enerji ithalatına yüksek ölçüde bağımlı; bu da fiyat şoklarına ve kur dengesizliklerine hassasiyeti artırıyor. Buna rağmen Ankara, bir yandan güney gaz koridorunun omurgasını oluşturan TANAP ve Karadeniz’in altından Avrupa’ya ulaşan TürkAkım’la kıta arz güvenliğine katkı verirken, diğer yandan “bölgesel ticaret merkezi” olma iddiasını canlı tutuyor. TANAP ve TürkAkım’ın toplam yıllık taşıma kapasitesinin 30 milyar metreküpün üzerinde olduğu hatırlanmalı; bu, Balkanlar’dan Orta Avrupa’ya kadar uzanan bir tedarik esnekliği anlamına geliyor. 

Bu resme bir de hidrojeni ekleyelim. AB’nin REPowerEU çizgisi ve Berlin’in H2Global mekanizması, 2030’a kadar 10 milyon ton yenilenebilir hidrojen ithalatı hedefiyle piyasa oluşumunu hızlandırmayı amaçlıyor. Almanya, çelik ve kimya gibi ağır sektörleri elektrifikasyonun ötesinde karbondan arındırmak için ihtiyaç duyacağı hidrojenin yaklaşık %70’ini ithal etmek zorunda kalacağını resmen kabul etti ve 2027–2036 arasında yeşil hidrojen tedariki için milyarlarca avroyu şimdiden ayırdı. Bu çerçeve, Türkiye’yi yalnızca bir “geçiş ülkesi” değil, potansiyel bir “yeşil molekül” üretim ve dağıtım ortağı olarak da konumlandırıyor. Rüzgâr ve güneş potansiyeli, iç tüketim kadar ihracata dönük sentetik yakıtlar ve türevler için de fırsat sunuyor. 

Türkiye’nin içerideki dönüşümü bu hikâyeyi güçlendiriyor. 2024’te elektrik üretiminin neredeyse yarısının düşük karbonlu kaynaklardan gelmesi, rüzgâr ve güneşin ilk kez yerli kömürü kalıcı biçimde geride bırakması kritik bir eşikti. Bu sadece iklim politikası açısından değil, “yeşil hidrojen” maliyet eğrisi açısından da önemli; çünkü finansmana erişim, tedarik zinciri güvenilirliği ve sertifikasyon konuları, üretim yerinin karbon yoğunluğuyla birebir ilişkili. Almanya gibi sıkı standardizasyon uygulayacak bir pazar için Türkiye’nin bu eğilimi hızlandırması, ortak projelerin bankabilitesini artırır.

Gaz tarafında karşılıklı bağımlılık çoktan fiiliyata döküldü. Türkiye’nin yıllık gaz talebi 50 milyar metreküp civarında dalgalanırken, sistemdeki 25–30 milyar metreküplük yedek ithalat kapasitesi “yeniden ihracat” ve bölgesel dengeleme fırsatlarını büyütüyor. LNG’nin esnekliğiyle boru hatlarının ölçek ekonomisi birleştiğinde, Berlin arz çeşitliliği kazanıyor, Ankara ise hub iddiasını güçlendiriyor. Bu denge, fiyat dalgalanmalarının şiddetlendiği dönemlerde “tek taraflı bağımlılık” tezini zayıflatıyor.

Kırılganlık ise üç alanda yoğunlaşıyor: Yeşil hidrojenin maliyet-hacim belirsizliği, bölgesel jeopolitik riskler ve Almanya’nın giderek sertleşen standardizasyon talepleri. Türkiye’nin fosil payını hızla düşürmesi ve izlenebilirlik sistemlerini yaygınlaştırması gerekiyor.

Politika düzeyinde üç adım öne çıkıyor: Hidrojen sertifikasyonunda AB ile tam uyum, esnek gaz mimarisi ve teknoloji ortaklığı. Böylece Türkiye, yalnızca “geçiş ülkesi” değil, Almanya’nın enerji tedarik zincirinde “değer yaratan ortak” olur.

Sonuçta, ilişkiler “kim kime bağımlı?” sorusundan çok “hangi risk ve yatırımı nasıl paylaşıyoruz?” sorusuna dayanıyor. Doğru tasarlanmış sözleşmelerle bu ortaklık, tek taraflı bağımlılıktan karşılıklı öngörülebilirliğe evrilebilir.

DİĞER HABERLER