Macit Karaahmetoğlu: Weidel’in göndermek istedikleri aslında kim?

von Aytürk
A+A-
Reset

SPD Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, AfD Eş Genel Başkanı Alice Weidel’in ZDF Sommerinterview programında Suriyeliler, vatandaşlık ve göç konusunda kullandığı ifadeleri sert sözlerle eleştirdi.

Weidel’in Suriyelilerin Alman vatandaşlığına alınmasını sorgulaması, göçü ağırlıklı olarak bir güvenlik sorunu üzerinden ele alması ve sınırların kapatılmasıyla Almanya’nın Schengen’den çıkmasını savunmasının, Almanya’nın toplumsal ve ekonomik gerçeklerinden kopuk bir siyaset anlayışını ortaya koyduğunu belirten Karaahmetoğlu şöyle konuştu:

„Alice Weidel yine milyonlarca insanı kökenleri üzerinden bir güvenlik sorununun parçası gibi gösteriyor. Oysa AfD’nin göndermek istediği insanların arasında bugün hastanelerimizde hayat kurtaran doktorlar, üretimde çalışan nitelikli işçiler ve sosyal güvenlik sistemimize prim ödeyen yüz binlerce insan var. İnsanları tek tek yaptıklarıyla değil, pasaportları ve kökenleriyle değerlendiren bu anlayış yalnızca ayrıştırıcı değil, aynı zamanda Almanya’nın gerçeklerine de aykırıdır.“
Karaahmetoğlu, açıklamasının devamında bazı istatistiki ve somut bilgilere de dikkat çekti. Federal Tabipler Birliği’nin verilerine göre Almanya’da 7 binden fazla Suriye vatandaşı doktor görev yapıyor. Suriyeliler, Almanya’daki yabancı doktorlar arasında en büyük grubu oluşturuyor. Federal Tabipler Birliği ayrıca yabancı doktor göçü olmadan Almanya’daki doktor sayısının önümüzdeki yıllarda yılda yaklaşık 2 bin kişi azalacağına dikkat çekiyor.

İşgücü piyasasındaki tablo da AfD’nin yaratmaya çalıştığı algıyla örtüşmüyor. İşgücü Piyasası ve Meslek Araştırmaları Enstitüsü’nün (IAB) verilerine göre, sosyal sigortaya tabi çalışan Suriyelilerin yüzde 62’si sistem açısından kritik mesleklerde görev yapıyor. Çalışan Suriyelilerin yaklaşık yüzde 75’i ise nitelikli işlerde çalışıyor.

Karaahmetoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

„Weidel’e çok basit bir soru sormak gerekiyor: Bu insanları gönderdiğinizde yerlerini kim dolduracak?
Bir hastanenin acil servisinde sizi tedavi eden Suriyeli doktoru, üretimde çalışan nitelikli işçiyi ya da her ay sosyal güvenlik sistemine prim ödeyen çalışanı görmezden gelip bütün bir topluluğu Almanya için sorunmuş gibi göstermek sorumlu siyaset değildir.

Almanya’nın doktor açığı var. Nitelikli işgücüne ihtiyacı var. Toplumumuz yaşlanıyor. Ekonomimizin ve sosyal güvenlik sistemimizin geleceği için çalışan, üreten ve topluma katkı sağlayan insanlara ihtiyacımız var.

Elbette göç politikasındaki sorunları konuşacağız. Suç işleyen herkes hakkında hukuk devletinin kuralları uygulanmalıdır. Ancak suçla mücadele etmek başka, milyonlarca insanı kökenleri nedeniyle topluca zan altında bırakmak başkadır.

Almanya’ya yıllarını vermiş, burada çalışan, çocuklarını burada büyüten, iyi derecede Almanca konuşan, vergi ve sosyal güvenlik primi ödeyen, hastanelerimizde insanları tedavi eden insanları sürekli olarak yalnızca uyrukları üzerinden hedef göstermek ve onlara ‚Siz buraya ait değilsiniz‘ mesajı vermek ülkemizi daha güvenli ya da daha güçlü hale getirmez.

Weidel’in siyaseti Almanya’yı korumuyor; aksine Almanya’nın ihtiyaç duyduğu insanları Almanya’dan uzaklaştırıyor. AfD sürekli kimin bu ülkeden gitmesi gerektiğini anlatıyor. Bizim asıl konuşmamız gereken ise Almanya’nın geleceğini kimlerle birlikte kuracağımızdır.

Bu ülkeyi ayakta tutan insanları kökenlerine göre hedef göstererek Almanya güçlenmez. Almanya’nın geleceği dışlamakta değil; çalışan, üreten, hukuka ve demokratik değerlere bağlı herkesle birlikte bu ülkeyi daha güçlü hale getirmektedir.“

DİĞER HABERLER