BM Güvenlik Konseyi Seçimi Ardından: Almanya’nın Dış Politikasına Önemli Mesaj

von Aytürk
A+A-
Reset

Birleşmiş Milletler’de gerçekleştirilen son seçimlerde Almanya, 1990’daki yeniden birleşmeden bu yana ilk kez Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine seçilemedi. Bu sonuç, Almanya’nın dış politikasının uluslararası alandaki algısına ilişkin önemli soruları da beraberinde getirdi.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan SPD Federal Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Almanya’nın uluslararası arenadaki itibarını ve diplomatik etkisini güçlendirmek için daha tutarlı ve dengeli bir dış politika yaklaşımına ihtiyaç olduğunu söyledi.

Macit Karaahmetoğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

„Almanya, onlarca yıldır çok taraflılığın, uluslararası hukukun ve kurallara dayalı dünya düzeninin en güçlü savunucularından biri olarak görülüyordu. Bu nedenle ülkemizin yeniden birleşmeden sonra ilk kez bu konseye seçilememiş olması, üzerinde ciddiyetle düşünmemiz gereken bir gelişmedir. Elbette bu sonucun tek bir nedeni yoktur. Ancak uluslararası toplumun Almanya’ya nasıl baktığını yeniden değerlendirmemiz gerektiği açıktır.“

Karaahmetoğlu’na göre Almanya’nın son yıllarda uluslararası krizlere yönelik tutumu da ülkenin küresel algısını etkileyen faktörler arasında yer alıyor.
İnsani durumun Almanya’nın uluslararası algısı üzerindeki etkisine de değinen Karaahmetoğlu şunları söyledi:

„7 Ekim’de Hamas’ın gerçekleştirdiği terör saldırıları açık biçimde kınanmalıydı ve bu kınama yapıldı. Ancak Almanya’nın, İsrail’in Gazze’de başlattığı operasyon sonrasında yaşanan insani drama sessiz kalması, hatta koşulsuz bir şekilde İsrail’in yanında yer aldığını açıklaması, sadece İslam coğrafyasında değil, birçok ülkede de büyük tepki uyandırdı. Ayrıca ABD’nin Venezuela devlet başkanına yönelik uluslararası hukuk açısından tartışmalı operasyonu konusunda da Almanya’nın sessiz kalması, dış politikadaki inandırıcılığımızı olumsuz etkiledi. BM Güvenlik Konseyi geçici üyelik seçimlerindeki bu gelişme, aslında bu kötü dış politikanın bir sonucudur.“

Karaahmetoğlu, Almanya’nın uluslararası siyasette uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde tutarlı ve ilkeli bir siyaset yürütmediği sürece gelecekte buna benzer yenilgiler alacağını kaydederken, bunun dış ticarette de olumsuz yansımaları olabileceğine dikkat çekerek şunları ifade etti:

„Dış politikamızın pusulası barış, uluslararası hukuk ve insan onuru olmalıdır. Uluslararası toplumun verdiği bu mesajı doğru okumak ve gerekli sonuçları çıkarmak, Almanya’nın gelecekteki dış politika başarısı açısından belirleyici olacaktır. Dış politikada acilen uluslararası hukukun yanında yer aldığımızı sadece söyleyerek değil, bizzat uygulayarak göstermeliyiz. Aksi takdirde gelecekte bunun ticari anlamda da olumsuz yansımalarını görebiliriz.

Ben de Federal Meclis’teki çalışmalarımda, Almanya’nın uluslararası hukuka, insan haklarına ve barışçıl çözümlere dayalı dış politika anlayışını daha güçlü şekilde savunmak için sesimi yükseltmeye ve gerekli adımların atılması yönünde kararlılıkla çalışmaya devam edeceğim.“

DİĞER HABERLER