Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) tarafından organize edilen ve yurt dışındaki Türk toplumunun entelektüel birikimini geliştirmeyi amaçlayan Uluslararası Toplum Akademisi (UTA), 24–25 Ocak 2026 tarihlerinde Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Köln merkezli UID’nin Amsterdam’daki Comenius Lyceum binasında gerçekleştirdiği programa, dünyanın dört bir yanından çok sayıda genç, akademisyen, siyasetçi ve diplomat yoğun ilgi gösterdi.
İki gün süren oturumlarda, gençlerin soruları ve değerlendirmeleriyle zenginleşen; konuşmacıların deneyimleriyle derinleşen canlı tartışmalar gerçekleştirildi. UTA Amsterdam buluşması, diaspora için yalnızca bir fikir alışverişi alanı değil, aynı zamanda somut bir yol haritasının şekillendiği bir platform oldu.
Vizyon ve sorumluluk çağrısı
Program, ev sahibi Hollanda UID Bölge Başkanı Ertuğrul Kurt’un selamlama konuşmasıyla başladı.
UID Genel Başkanı Kenan Hasan Aslan ise buluşmanın taşıdığı düşünsel derinliğe dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Sizlerle Amsterdam’da Uluslararası Toplum Akademisi vesilesiyle bir araya gelmek benim için yalnızca bir programın parçası değil; uzun bir yürüyüşün anlamlı bir durağıdır. Bu buluşma, kim olduğumuzu, nerede durduğumuzu ve yarınlara ne bırakacağımızı yeniden düşünme imkânı sunuyor.”
Aslan, UID’nin 22 yıllık kurumsal birikimini ve dört kıtada 34 ülkede sürdürülen kimlik, aidiyet ve eşit temsil mücadelesinin önemini vurguladı.
Küresel siyaset ve aktif katılım mesajları
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, gençleri “Üstat Necip Fazıl Kısakürek ve Mehmet Akif Ersoy’un nesli” olarak selamlayarak konuşmasına başladı. Dünya siyasetindeki dönüşüme değinen Sırakaya, Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla tek kutuplu bir düzenin oluştuğunu; ancak son yıllarda artan sürtüşmeler ve savaşlar nedeniyle kutuplaşma riskinin yeniden yükseldiğini ifade etti. Sırakaya ayrıca Türkiye’nin küresel barışın korunmasında üstlendiği aktif role dikkat çekerek, Gazze ve Ukrayna başta olmak üzere çatışmaların sona erdirilmesi için yoğun çaba gösterildiğini vurguladı.
Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut M. Özdil, “Küresel Eğitim Vizyonu: Diaspora Gençliği ve Aidiyet İnşası” başlıklı oturumda konuşmacı olarak yer aldı. Özdil; yurt dışında yaşayan gençlerin kimlik gelişiminin desteklenmesi, kültürel aidiyetin güçlendirilmesi ve nitelikli eğitimle buluşturulmasının toplumsal bütünleşme açısından hayati önem taşıdığını ifade etti. Vakfın çalışmalarına değinen Özdil, fırsat eşitliğini merkeze alan; her öğrencinin bireysel ihtiyaçlarını gözeten ve gençleri yaşadıkları toplumla güçlü bağlar kurmaya teşvik eden kapsayıcı bir eğitim yaklaşımını benimsediklerini belirtti.
Hollanda DENK Partisi Milletvekili Doğukan Ergin, katılımcı gençlere somut ve motive edici bir çağrıda bulundu: “Seçimlerde mutlaka oylarınızı kullanın.” Kendi aile hikâyesini paylaşan Ergin, “60 yıl önce dedem Afyonkarahisar’ın Sinanpaşa ilçesinden dönemin siyasi kargaşasından kaçıp bu topraklara gelmiş. Bugün onun torunu olarak milletvekili olarak görev yapıyorum.” sözleriyle, Türkiye kökenli bireylerin Avrupa siyasetinde ulaşabileceği başarıya dair güçlü bir örnek sundu.
Teknolojinin sınırlarında insanlık arayışı
Türkiye Cumhuriyeti Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan, teknolojiyi nesiller arası bir perspektifle değerlendirerek şunları söyledi:
“Biz, teknolojiyi ilk kez kullanan değil; onu yeniden keşfeden bir kuşağız. Her yeniliği sanki sıfırdan bulmuş gibi heyecanlanan; ama tarih okuduğunda bunun daha önce de yaşandığını fark eden bir kuşağız.”
Yazgan ayrıca, “Kadınların entelektüel dünyada sayılmadığı dönemler kapandı. Artık buradayız ve birlikteyiz.” ifadeleriyle eşit ve kapsayıcı toplumsal katılımın altını çizdi.
Bir diğer oturumda, 2025 yılının ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Bedir Tekinerdoğan, yapay zekâ çağına ilişkin dikkat çekici bir değerlendirmede bulundu:
“Bilgisayar mühendisliği artık her şeye temas ediyor. Ancak bugün geldiğimiz noktada şunu net görüyoruz: Zekâ tek başına yeterli değil. Hikmetten kopmuş bir zekâ, insanı yanlış yollara sürükleyebilir. Bunca bilgiye sahibiz; peki sonuçta neye dönüşüyoruz?”
İkinci gün: Stratejik perspektifler ve toplumsal meseleler
Programın ikinci günü, UID Ar-Ge ve Eğitim Başkanı Mehmet Akkoç’un kurumsal gelişim ve bilgi üretimine odaklanan açılış konuşmasıyla başladı.
Ardından TBMM AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, “Kamu Diplomasisi” başlıklı sunumunda Türkiye’nin uluslararası iletişim stratejilerinde diasporanın ve parlamenter diplomasinin rolüne değindi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sevilay Tuncer ise “Şehir, Aidiyet ve Temsil” başlıklı sunumunda, kapsayıcı şehir politikalarının sosyal uyum açısından önemini vurguladı.
Bir başka oturumda ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadelede gençlik perspektifi ele alındı. Bu oturumda Halil İbrahim Karaaslan ve UID Gençlik Kolları Başkanı Ahmet Furkan Katırcıoğlu, gençleri aktif mücadeleye davet etti. Dil ve kimlik oturumlarında ise Dr. Betül Göktaş çok dilliliği stratejik bir kaynak olarak tanımlarken, Fadime Pektaş-Kurt erken çocukluk döneminde önyargılarla mücadele yöntemlerini paylaştı.
Konuşmaların ardından “Irkçılık ve Ayrımcılıkla Mücadelede Vaka Analizi ve Simülasyon Uygulamaları” başlıklı atölyede gençler; yakın tarihte ve günümüzde yaşanmış ırkçı saldırı ve ayrımcılık örnekleri üzerinden vaka analizleri gerçekleştirdi, mağdur perspektifinden empati çalışmaları yürüttü ve çözüm odaklı öneriler geliştirdi. Atölye çalışması, gençlerin yalnızca teorik bilgi edinmesini değil; aynı zamanda aktif yurttaşlık bilinci, toplumsal sorumluluk ve eleştirel düşünme becerilerini güçlendirmesini sağladı.
Oturumların ardından, katkılarından dolayı konuşmacılara teşekkür plaketleri takdim edildi. Programın kapanışı ise katılımcıların değerlendirme ve geri bildirimlerini paylaştığı oturumun ardından, genç katılımcılara katılım sertifikalarının verilmesiyle gerçekleştirildi.
Bir konferanstan daha fazlası: Kültür, sanat ve dayanışma
UTA Amsterdam, yalnızca bir konferans değil; kültür, sanat, derin düşünce ve gençlik enerjisinin buluştuğu kapsamlı bir toplumsal platform olarak öne çıktı. Katılımcılar, oturumların yanı sıra müzik dinletisiyle sanatsal bir deneyim yaşadı ve güçlü bir dayanışma ağı kurma imkânı buldu.
Program kapsamında müzisyen ve müzik eğitmeni Ferde Kaynak ile geleneksel üflemeli çalgılar icracısı ve müzik eğitmeni Caner Şahan, geleneksel ve modern ezgileri içtenlikle harmanladıkları bir dinleti sundu. Bu dinleti, iki gün boyunca yoğun fikir alışverişiyle dolup taşan salonu, müziğin birleştirici gücü ve kültürel hafızanın sıcaklığıyla kuşattı.
Uluslararası Toplum Akademisi’nin ikinci ayağı olan Amsterdam buluşması; UID’nin diaspora gençliğini geleceğe hazırlama, entelektüel kapasiteyi artırma ve küresel ölçekte söz sahibi bir toplum inşa etme vizyonunun güçlü bir yansıması oldu.
Uluslararası Demokratlar Birliği olarak, Amsterdam’da filizlenen bu sinerjiyi ve ortaya konan kolektif azmi, dünyanın farklı noktalarında gerçekleştirilecek benzer buluşmalarla büyütmeye devam edeceğiz. Amacımız; bilgiyi hikmetle, geleneği gelecekle ve yereli küreselle harmanlayan, donanımlı ve sorumluluk sahibi bir neslin inşasına liderlik etmektir.
Bu verimli organizasyona değerli katkıları için tüm konuşmacılarımıza, sanatçılarımıza, katılımcı gençlerimize, organizasyon ekibimize ve destekçilerimize en içten teşekkürlerimizi sunarız.
Saygılarımızla,
Uluslararası Demokratlar Birliği (UID)
