Alman Federal Meclisi SPD Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karaahmetoğlu, zirveyi yalnızca ittifakın geleceğini değil, Avrupa’nın güvenlik anlayışını, demokrasiye bağlılığını ve uluslararası ortaklıklarını da yeniden tanımlayacak kritik bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. Zirvenin başarısının yalnızca alınacak askerî kararlarla değil; güvenlik ile hukuk devleti, demokrasi ve temel haklar arasında kurulacak dengeyle ölçüleceğini vurguladı.
Federal Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, zirveye ilişkin değerlendirmesinde Avrupa’nın güvenliğinin demokratik değerlerden bağımsız düşünülemeyeceğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
Türkiye, NATO’nun vazgeçilmez üyelerinden ve Avrupa güvenliğinin önemli aktörlerinden biridir. NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip olması, terörle mücadelede üstlendiği rol, göç yönetimi ve enerji güvenliği gibi alanlarda Avrupa’nın istikrarı açısından kritik bir sorumluluk üstlenmektedir. Bu nedenle Türkiye ile sürdürülebilir ve güçlü bir iş birliği, yalnızca bölgesel değil, Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisinin geleceği açısından da stratejik önem taşımaktadır. Ancak stratejik ortaklık, demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinin görmezden gelinmesi anlamına gelemez. Gerçek ortaklık, güvenlik çıkarları ile demokratik değerlerin birlikte savunulduğu bir zeminde mümkündür.“
Karaahmetoğlu, NATO Zirvesi’nin düzenlendiği dönemde Türkiye’de muhalefet siyasetçilerine, gazetecilere ve sanatçılara yönelik yargı süreçleri, basın üzerindeki baskılar ve ifade özgürlüğüne ilişkin tartışmaların uluslararası kamuoyunda ciddi endişeler yarattığına dikkat çekti.
„Demokrasi talep eden insanların, gazetecilerin ve haksız yere cezaevlerinde tutulanların sesi duyulmalıdır. Güvenlik iş birliği yürütülürken hukuk devleti ve temel haklar kapalı kapılar ardında bırakılmamalıdır. Bu başlıklar, en üst düzey siyasi temasların ayrılmaz bir parçası olmalıdır.“
Türkiye’nin Karadeniz’den Orta Doğu’ya, göç yönetiminden enerji güvenliğine kadar birçok alanda kritik bir rol üstlendiğini belirten Karaahmetoğlu, bu stratejik konumun ancak içeride hukuk devletinin güçlendirilmesi ve öngörülebilir, demokratik bir yönetim anlayışıyla değer kazanacağını ifade etti.
Avrupa’nın bugün yalnızca askerî değil, aynı zamanda siyasi ve toplumsal bir güven sınavından geçtiğini belirten Karaahmetoğlu, NATO’nun geleceğinin kamuoyuna doğru anlatılmasının önemine de dikkat çekti.
„Vatandaşlar yalnızca daha fazla savunma harcaması değil, bu harcamaların hangi değerleri koruduğunu da bilmek istiyor. NATO, sadece askerî bir ittifak değil; Avrupa’nın barışını, özgürlüğünü, demokrasisini ve toplumsal istikrarını koruma iradesidir.“
Açıklamasının sonunda Avrupa’nın önündeki temel tercihe işaret eden Karaahmetoğlu şu değerlendirmede bulundu:
„Benim için temel ilke nettir: Güvenlik, demokrasinin alternatifi değildir. Tam tersine, güvenlik demokrasiyi korumak için vardır. Ankara Zirvesi’nin başarısı da tam olarak bu dengeyi kurup kuramayacağıyla değerlendirilecektir.“
