SPD Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu: “Barış Için Türkiye ile aktif iş birliği” şimdi daha önemli

von Aytürk
A+A-
Reset

SPD Federal Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, artan benzin fiyatları ve yükselen yaşam maliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ekonomik sorunların yalnızca iç piyasa dinamikleriyle açıklanamayacağını belirten Karaahmetoğlu, asıl krizin küresel ölçekte derinleşen jeopolitik gerilimlerden kaynaklandığını belirterek:

„Petrol fiyatlarındaki her artış, doğrudan akaryakıt fiyatlarına, oradan da ısınma, ulaşım, lojistik ve gıda fiyatlarına yansımaktadır. Bugün pompadaki her bir litre benzinin fiyatının önemli bir kısmı, aslında küresel piyasalardaki spekülasyonların ve arz güvenliğine yönelik tehditlerin bir sonucudur. Bu tehditlerin en büyük kaynağı ise savaştır.“ ifadelerini kullandı. Benzin fiyatlarının artık sadece ekonomik bir gösterge olmadığına, insanların gündelik yaşamını doğrudan etkileyen önemli bir faktör olduğuna dikkat çeken Karaahmetoğlu, Alman hükümetine ve AB’ye barış için somut adımlar atma çağrısında bulundu:

„Artık yalnızca ekonomik tedbirlerle fiyat artışlarını yönetmeye çalışmak yetmemektedir. Almanya, Avrupa Birliği içinde lider bir ülke olarak, savaşın yol açtığı bu maliyet artışını durdurmanın yolunun barıştan geçtiğini açıkça görmeli ve bu yönde çok daha somut, ciddi ve kararlı adımlar atmalıdır. Alman hükümeti, Avrupa Birliği üyeleriyle birlikte diplomatik girişimleri artırmalı, ateşkes çağrılarını güçlendirmeli ve barışın tesisi için aktif bir rol üstlenmelidir. Savaşın sona ermesi, yalnızca insani bir sorumluluk değil, aynı zamanda Alman vatandaşlarının yaşam maliyetini düşürmenin en etkili yoludur.“

Türkiye’nin tıpkı Rusya-Ukrayna savaşında olduğu gibi İran-ABD/İsrail savaşında da bölgede barış için mücadele eden bir ülke olduğunu vurgulayan Karaahmetoğlu, Almanya’nın bu konuda Türkiye ile işbirliğini artırması önerisinde bulunarak bölgenin yeniden istikrara kavuşması ve barışın sağlanması için Almanya’nın da aktif rol alabileceğini şu sözlerle ifade etti:

„Ekonomik istikrar ile toplumsal refah birbirinden ayrı düşünülemez. Bugün yaşanan fiyat artışlarını kalıcı biçimde dengelemek istiyorsak, bunun yolu yalnızca ekonomik tedbirlerden değil, aynı zamanda barışın tesisinden geçmektedir. Bugün atılacak adımlar yalnızca bugünü değil, yarının barış ve refahını da belirleyecektir. Bugün barış talebi sadece insani bir çağrı değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluktur. Sağlanan ateşkes sürdürülebilir hale getirilmeli ve diplomatik süreçler güçlendirilmelidir. Çünkü savaş devam ettikçe, bunun bedelini toplumlar ödemeye devam edecektir. Bölgesel bir güç olan Türkiye savaşın sona erdirilmesi için aktif girişimlerde bulunmaktadır. Çevresindeki savaş ve kriz durumuna rağmen bu konuda bölgenin tek istikrarlı ülkesi olmayı başaran Türkiye ile barışın sağlanması yönünde ilişkilerin artırılması ve Alman hükümetinin aktif pozisyon üstlenmesi gerekmektedir.“

DİĞER HABERLER