Hamburg Eyalet Parlamentosu Milletvekili Barış Öneş (SPD), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada kadın haklarının güçlendirilmesi ve kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda kararlı politikaların önemine dikkat çekti. Öneş, kadınların özgür, güvenli ve eşit bir yaşam sürebildiği bir toplumun demokratik bir toplumun temel şartı olduğunu vurgulayarak, “Kadın hakları insan haklarıdır. Güçlü demokrasi güçlü kadınlarla olur“ mesajı verdi.
Öneş, “Kadınların özgür ve güvenli olmadığı bir toplum gerçekten özgür değildir. Bu nedenle kadına yönelik şiddetle mücadele yalnızca bir sosyal politika konusu değil, aynı zamanda demokrasinin ve hukuk devletinin temel sorumluluğudur” dedi.
Almanya’da yayımlanan son güvenlik raporlarına göre 2024 yılında yaklaşık 266 bin kişi ev içi şiddetin mağduru oldu ve mağdurların büyük çoğunluğunu kadınlar oluşturdu. Aynı dönemde 187 binden fazla kadın ev içi şiddet mağduru olarak kayıtlara geçti. Kadın cinayetleri ise toplum olarak yüzleşmemiz gereken en ağır gerçeklerden biri olmaya devam ediyor. 2024 yılı verilerine göre Almanya’da 130’dan fazla kadın partnerleri veya eski partnerleri tarafından öldürüldü. Ancak sorun yalnızca Almanya ile sınırlı değil. Birleşmiş Milletler verilerine göre 2024 yılında dünya genelinde yaklaşık 83 bin kadın ve kız çocuğu öldürüldü ve bunların yaklaşık %60’ı partnerleri ya da aile üyeleri tarafından öldürüldü. Bu, her gün ortalama 137 kadının yakınları tarafından hayatını kaybettiği anlamına geliyor.
Öneş, Hamburg’da kadınların korunmasına yönelik politikaların güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, “Hamburg çeşitliliğin, dayanışmanın ve birlikte yaşam kültürünün güçlü olduğu bir şehirdir. Ancak burada da kadınların güvenliği ve eşitliği için kararlı adımlar atmaya devam etmeliyiz. Kadın sığınma evlerinin kapasitesinin artırılması, danışmanlık merkezlerinin güçlendirilmesi ve şiddeti önleyici çalışmaların yaygınlaştırılması bu mücadelenin önemli parçalarıdır” ifadelerini kullandı.
Hamburg’un çok kültürlü yapısına da dikkat çeken Öneş, özellikle göç kökenli kadınların toplumsal hayata katılımının desteklenmesinin önemine değinerek, “Göç kökenli kadınların eğitimde, iş hayatında ve toplumsal yaşamda daha güçlü şekilde yer alması sosyal adalet açısından büyük önem taşıyor. Kadınların ekonomik olarak bağımsız olması, aynı zamanda şiddetin önlenmesinde de en güçlü araçlardan biridir” dedi.
Öneş açıklamasında dünya genelindeki savaş ve çatışmalara da değinerek kadınların ve çocukların bu süreçlerde en ağır bedeli ödediğini vurgulayarak, “Savaşlar şehirleri yıkmakla kalmıyor; aileleri, gelecek umutlarını ve insan onurunu da yok ediyor. Bu süreçlerde en ağır bedeli çoğu zaman kadınlar ve çocuklar ödüyor. Bu nedenle kadın haklarını savunmak aynı zamanda barışı, insan haklarını ve sosyal adaleti savunmaktır” şeklinde açıklama yaptı.
