“Homeros’un Rüzgarıyla Tarihe Yolculuk” sloganıyla antik yolculuğuna Dionysos’un Urla’sından demir alan at başlı Hippoi teknesi, Alkaios’un Foça’sından Herodot’un Ayvalık’ına, Aristoteles’in Assos’undan geçerek destansı yolculuğunu Thucydides’in Bozcaada’sında tamamlayacak.
İzmir’in tarih kokan sahil ilçesi Urla’da deniz arkeolojisi alanında birçok özgün projeye imza atarak tarihi mirası yaşatmaya devam eden 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği, bu kez de antik çağda Akdeniz ticaretinin önemli ve simge teknelerinden biri olan Hippoi’nin birebir replikasını yaparak, İyonyalı ozan Homeros’un Odysseia destanında anlatılan epik deniz yolculuğunu yeniden canlandırmak üzere ekiplerinden 12 kişiyle Ağustos ayının son gününde gönderinde dalgalanan Türk bayrağıyla Urla’dan Bozcaada’ya “pruvamız neta, dümenimiz viya, rüzgarımız kolayına olsun” diyerek yelken açtı.
27 yüzyıl öncesinin deniz yolculuğunu günümüze taşıyan proje, antik mirası yaşatma çalışmalarına yeni bir halka eklerken, Odysseus’un binlerce yıllık yolculuğu, Ege’nin rüzgarıyla yeniden başladı. Ahşap gövdesi kavela ve zıvana tekniğiyle örülen, pruvasında gücün ve koruyuculuğun sembolü at başı figürü taşıyan Hippoi, Urla İskelesi’nden ayrılırken bir yolculuktan çok, binlerce yıllık bir hafızaya yelken açtı. Ege’nin rüzgarı yelkenlerini doldururken, destanların diliyle tarih yeniden canlandırıldı.
HOMEROS’UN RÜZGARIYLA TARİHE YOLCULUK
Fenike’den Mısır’a, Kartaca’dan İyonya’ya birçok uygarlığın kullandığı, 2 bin 700 yıl sonra EnerjiSA’nın desteğiyle denizle tekrar buluşan Hippoi’nin rotası, Ege’nin tarihi ve kültürel mirasını günümüze taşıyor. “Homeros’un Rüzgarıyla Tarihe Yolculuk” sloganıyla Dionysos’un Urla’sı’ndan demir alan ekip, yıldızların pusulasında ilerleyerek Alkaios’un Foça’sında deniz ve edebiyatın ruhunu hissedecek, Herodot’un Ayvalık’ında tarihi izlerle buluşacak, Aristoteles’in Assos’unda felsefi mirası gözlemleyecek ve yolculuğunu toplamda yaklaşık 122 deniz mili kat ederek Thucydides’in Bozcaada’sında tamamlayacak. Bu özgün proje, çağlar ötesinin izlerini günümüze taşıyarak Antik Akdeniz’in ticaret yollarına ışık tutacak.
ANTİK DENİZCİLİK MİRASINI YAŞATMAYI HEDEFLİYOR
Arkeolog ve sanat tarihçisi akademisyenlerin kurduğu, üyelerinin arkeologlar, tarihçiler, mühendisler, denizciler, tekne ustaları ve gönüllülerden oluştuğu 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği, modern teknikler kullanılmadan inşa edilen Hippoi ile antik denizcilik mirasını yaşatmayı ve genç kuşaklara tarihle bağ kurma fırsatı sunmayı hedefliyor. Derneğin kurucularından ve Dernek Başkanı Mualla Erkurt, Homeros’un Odysseia Destanı’ndan esinlenerek hayata geçirdikleri antik çağın en önemli gemilerinden biri olan at başlı Hippoi teknesinin günümüze taşınma sürecini ve bu yolculuğun öyküsünü okurlarımız için anlattı.
ERKURT: HEYECANLI, MUTLU VE GURURLUYUZ
360 Derece Tarih Araştırmaları Derneği Başkanı Erkurt, geçmişi bugünün dalgalarında yeniden canlandırmanın 21 yıldır süren bir tutku olduğunu belirterek, “Bugün de Odysseus’un izinde, Hippoi ile Ege’nin derin sularına doğru yeni bir yolculuğa çıktık. Fenike dönemine ait at başlı geminin birebir replikasını inşa ederek, onu 27 asır sonra yeniden denizle buluşturmanın heyecanını yaşıyoruz. Daha önce denenmemiş bir projeyi hayata geçirmek ve gemide yaşam deneyimlerini paylaşmak, dünya çapında pek yaygın bir uygulama değil. Bu yüzden büyük bir ilgi uyandırıyor. Ülkemizde bu tür projeleri gerçekleştirebiliyor olmak bizleri oldukça heyecanlandırıyor. Teknelerimizi denize açmak, aynı zamanda ülkemizin tanıtımı açısından da önemli bir adım olarak görüyoruz. Tarihin izini bir kez daha denizlerde sürmek, bizler için büyük bir gurur ve mutluluk kaynağı. Teknemiz dönemin koşullarına uygun olarak yapıldığı için seyirde 12 yelkencinin birlikte çalışması ve teknede o dönemin şartlarına göre yaşaması gerekiyor. Bu nedenle yolculuğumuzun hem zorlu hem de çok öğretici olacağını biliyoruz. Yine de güzel bir seyir olacağını tahmin ediyor, rüzgarların da kolayımıza olmasını diliyoruz.” diye konuştu.
122 DENİZ MİLİ YOL ALACAĞIZ
Başkan Erkut, bu özel yolculuk hakkında şunları söyledi:
“Ekibimizden 12 arkadaşımızla, tek ritimle kürek çekerek yelken açtığımız Urla’dan hedefimiz Bozcaada’ya yaklaşık 122 deniz mili yol alacağız. Bugüne dek hayata geçirdiğimiz antik döneme ait gemi projelerimizle 7 bin 852 mil yol kat ettik. Bu rota tamamlandığında toplamda antik dönemin replika tekneleriyle 7 bin 974 deniz mili kat etmiş olacağız. Bizler için her yolculuk, tarihle denizin buluştuğu bir anı, geçmişin hikayelerini bugüne taşıyan bir köprüyü temsil ediyor. Hippoi ile başladığımız bu yolculuk da bir deniz macerasının ötesinde kültürlerin, medeniyetlerin ve insanlığın ortak mirasını hatırlatan bir serüven.”
ANTİK DÖNEMİN EN ÖNEMLİ VE SİMGE DENİZ ARAÇLARINDAN
Tekneye adını veren ‘Hippoi’’nin antik kaynaklarda Truva Savaşı sonrası göçlerde adı geçen gemilere verilen ad olduğunu aktaran Erkurt, “Antik dönemin en önemli ve simge deniz araçlarından biri olan Hippoiler; Doğu Akdeniz’de Fenike, Kuzey Afrika’da Mısır ve Kartaca, Ege Denizi’nde Helen, Anadolu’da Hitit, Frig, Lidya ve İyon uygarlıkları arasında ticari ürünleri taşıdı. Fenikeliler, hem ticaret hem keşif amacıyla kullandıkları bu tekneler sayesinde Levant kıyılarından Kuzey Afrika’ya, İber Yarımadası’ndan Britanya’ya kadar uzanan bir etki alanı kurdu. Günümüzde Fenikelilerin denizcilik dehasını ve Akdeniz tarihindeki izlerini hatırlatan güçlü bir simge olarak anılan Hippoi yalnızca malları değil, kültürleri, dilleri, şarkıları da taşıyan bir bellekti.” İfadelerini kullandı.
ROTA: URLA- FOÇA- AYVALIK- ASSOS VE BOZCAADA
Erkurt, geminin denizcilik açısından önemine de dikkat çekerek şunları söyledi:
“Hippoi’nin formu ve donanımı üzerinden elde edeceğimiz verilerle, antik gemilerin deniz performansını kayda geçirmeyi amaçlıyoruz. Dernek olarak bugüne kadar birçok antik deniz taşıtına dair performans bilgilerini envanterimize ekledik. Bu yolculuğun sonunda da Fenike kültürüne ait gemi formları ve donanımlarına ilişkin yeni bulgular bu arşive işlenecek. Geçmişin çok sesli ruhunu bugüne taşımak için seçtiğimiz rota ise tesadüf değil. Urla’dan başlayarak Foça, Ayvalık, Assos ve Bozcaada’ya uğrayacağız. Bu kıyılar, binlerce yıldır kültürlerin kesişme noktası oldu. Biz de Hippoi ile aynı mesajı taşıyoruz: barış, dostluk ve ortak hafıza. Enerjisa Üretim’in, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Urla Belediyesi’nin desteği ile gönüllülerin emeği olmasaydı bu yolculuk mümkün olmazdı. Katkıları için teşekkür ediyor, onların rüzgarıyla ilerliyoruz.”
BUGÜNE KADAR 7 CANLANDIRMA PROJESİNİ HAYATA GEÇİRDİK
360 Derece Derneği’nin kurulduğu 2004 yılından bu yana 21 yıldır tarihe dokunan projeler ürettiğini vurgulayan Başkan Erkurt, sözlerine şöyle devam etti:
“Tarihi anlamak için canlandırma (reanimasyon) projelerinin oldukça etkili olduğunu deneyerek gördük. Denedikçe daha yeni projeler katıldı çalışmalarımıza. İlk göz ağrımız 2005 yılında replikasını tamamlayarak suya indirdiğimiz Tunç Çağı’nın sırlarını anlatan Uluburun Gemisi, 2009 yılı haziran ayında Çeşme’den Foça’ya yola çıkan sırasıyla Yunanistan, İtaya ve Fransa kıyılarını takip ederek, 54 günde Marsilya Limanı’na varan savaş teknesi Kybele, bitkisel liflerle dikilerek oluşturduğumuz Kiklad Kayıkları, İzmir’in kıyı belleğini canlandıran İzmir Kayıkları projeleri bunlardan sadece birkaçı. Bugüne kadar 14 büyük proje gerçekleştirdik, bunlardan yedisi canlandırma projesiydi. Saz teknelerden ahşap yelkenlilere kadar pek çok geleneği yeniden canlandırdık. Sualtı Arkeoparkı gibi tarihsel ve kültürel açıdan son derece değerli projelere imza attık. Her biri bilimsel temellere dayanan ve akademik kurumlarla iş birliği içinde gerçekleştirdiğimiz bu çalışmalar, geçmişin izini sürerken bugünün insanına yeni bakış açıları kazandırmayı hedefliyor. Aldığımız ödüller ve Avrupa Birliği projeleri bize güç verdi ama asıl gücümüz, denize inen her gemide büyüyen heyecanımız oldu. 17 kişilik ekibimiz, 34 gönüllümüzle ilk günden bu yana geçmişin hikayelerini bugünün denizlerine taşıyoruz. Şimdi yeni bir tecrübeye daha imza atıyoruz. Hippoi ile Ege’nin dalgalarında antik bir yolculuğu yeniden canlandırıyoruz.”
PAYLAŞILAN EMEKLE, DOSTLUKLA, İNANÇLA YAPILDI
Homeros’un Odysseia destanındaki epik yolculuğun izlerini sürmek üzere demir alan Hippoi gemisinin yapım aşamasından da bahseden Erkut, “Fenike Gemileri” üzerine yaptığımız çalışmamız kapsamında İkonografik kaynaklardan yararlanarak dernek bünyemizdeki gönüllülerle birlikte 8 ayda tamamladığımız, 14.50 metre boyunda, 4.10 metre eninde, 6 ton ağırlığında, 12 metre direk boyuna ve kare yelkenli bir donanıma sahip ‘Hippoi’nin birebir replikası, modern inşa tekniklerini kullanmadan antik çağ teknikleri kullanılarak inşa edildi. Pruvasındaki at başı da ağaçtan oyma olarak tekneyi süsledi. Ahşap parçalar, modern çivi veya yapıştırıcı yerine kavela-zıvana yöntemleriyle birbirine kenetlendi; bu sayede hem dayanıklı hem de antik çağın ruhuna uygun bir yapı ortaya çıktı. Yapım aşamasında gönüllülerin emeği büyük oldu. Atölyemize gelen herkes bir iz bıraktı. Öğrenciler tahtaları zımparaladı, ustalar kavela yerleştirdi, çocuklar düğümler attı. Bu gemi yalnızca tahtadan değil, paylaşılan emekten, dostluktan, inançtan yapıldı. O yüzden bizim için yaşayan bir miras.” diyerek sözlerini noktaladı.
Fulya OMAÇ / Urla – İZMİR










