BM Raporu Sonrası Karaahmetoğlu: “Netanyahu Hükümeti Hesap Vermelidir”

von Aytürk
A+A-
Reset

SPD Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi uzmanları tarafından yayımlanan ve uzun süredir beklenen İsrail raporuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Karaahmetoğlu, raporda yer alan bulguların uluslararası toplum tarafından ciddiyetle ele alınması gerektiğini belirterek, Netanyahu hükümetinin eylemlerine ilişkin iddiaların bağımsız biçimde soruşturulması ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini söyledi.

Karaahmetoğlu, “Biz bu savaşın başından bu yana masum çocukların, kadınların ve sivillerin hayatını kaybetmesine karşı sesimizi yükselttik. Birleşmiş Milletler uzmanlarının hazırladığı bu rapor, dile getirdiğimiz endişelerin ve uyarıların önemli ölçüde teyit edildiğini gösteriyor” dedi.

Federal vekile göre rapor, özellikle çocuklara yönelik ihlaller konusunda son derece ağır iddialar içeriyor. Raporda binlerce Filistinli çocuğun ölümünden İsrail hükümetinin sorumlu tutulduğu, çocukların hedef alındığı, alıkonulduğu, işkenceye maruz bırakıldığı ve çocuklara yönelik cinsel şiddetin sistematik bir baskı aracına dönüştürüldüğüne ilişkin değerlendirmelerin yer aldığına dikkat çeken Karaahmetoğlu, bu bulguların uluslararası hukuk açısından kapsamlı biçimde incelenmesi gerektiğini ifade etti.

Karaahmetoğlu, “Bu kadar ağır ithamları ‘Hamas da çocukları istismar ediyor’ diyerek geçiştirmeye çalışmak kabul edilemez. Hamas’ın işlediği suçlar nasıl açıkça kınanıyorsa, İsrail hükümetine yönelik ciddi uluslararası hukuk ihlali iddiaları da aynı kararlılıkla araştırılmalıdır. Bir suç, başka bir suçu meşrulaştırmaz” diye konuştu.

Raporda anlatılan olayların önemli bir bölümünün Ekim 2025’te ilan edilen ateşkes sonrasında da yaşandığının belirtildiğini hatırlatan Karaahmetoğlu, “Gazze’de çocukluğun geri döndürülemez biçimde yok edildiğine dair tespitler son derece sarsıcıdır. Buna rağmen İsrail hükümetinin raporu yalnızca ‘tek taraflı’ olarak nitelendirmesi, ortaya konulan bulguların ağırlığını ortadan kaldırmıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Almanya’nın da bu süreçte özel bir sorumluluğu bulunduğunu vurgulayan Karaahmetoğlu, “Bugün sorulması gereken soru şudur: Almanya’nın tarihsel sorumluluk duyduğu ve yakın ilişki içinde olduğu bir ülke nasıl bu noktaya gelebildi? Yaşananları açıkça adlandırmak ve buna uygun siyasi adımlar atmak zorundayız” dedi.

Federal Vekil, bunun yalnızca açıklamalarla değil somut politikalarla mümkün olacağını belirterek, Almanya’nın İsrail’e yönelik silah sevkiyatlarını durdurmasını, mevcut iş birliği mekanizmalarını gözden geçirmesini ve uluslararası hukuk temelinde daha güçlü diplomatik baskı oluşturmasını savundu.

Açıklamasının sonunda uluslararası hukukun evrenselliğine vurgu yapan Karaahmetoğlu, “Netanyahu hükümetinin eylemleri cezasız kalmamalıdır. Uluslararası hukuk herkes için geçerlidir. Çocukların hayatı söz konusu olduğunda hiçbir siyasi gerekçe sessiz kalmayı meşru kılamaz” ifadelerini kullandı.

DİĞER HABERLER