İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, “Önümüzdeki süreçte ihracata düzenli ve artan katkı sağlayan şirketlere daha fazla destek vermek için, ihracatçı KOBİ’lere sağlanan kredi desteklerinin geçmiş dönem performanslarına (past performans mekanizması) göre artırılması konusunu gündemimize almamız gerektiğine inanıyoruz“ dedi.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, “Önümüzdeki süreçte ihracata düzenli ve artan katkı veren KOBİ’lere sağlanan kredi desteklerinin geçmiş dönem performanslarına (past performans mekanizması) göre artırılması konusunu gündemimize almamız gerektiğine inanıyoruz” dedi. Avdagiç, Oda’nın ağustos ayı Meclis Toplantısı’nda iş dünyasının gündemini değerlendirdi.
EN KÖTÜ GERİDE KALDI
Avdagiç, Meclis Üyelerine hitabında Türkiye ekonomisinin zorlu iç ve dış koşullara rağmen bugüne kadar başarılı bir direnç sınavı verdiğini kaydetti. İki yılı aşkın süredir devam eden sıkı para politikasının etkilerine ve zorlu rekabet koşullarına rağmen firmaların üretimini ve ihracatını özveriyle sürdürdüklerini belirten Avdagiç, şunları söyledi: “Çekilen sıkıntılarda ve yaşanan sorunlarda en kötü geride kaldı. Kanaatimizce bu zor dönemde özel kesim, üzerine düşeni fazlasıyla ve fedakârlıkla yerine getirdi. Bildiğiniz gibi geldiğimiz noktada dezenflasyonist politikalarla iç talep koşullarının zayıflaması, enflasyon mücadelesine ciddi katkı sağladı. Ayrıca finansman maliyetlerinde yaşanan göreli düşüşün de reel sektör açısından olumlu bir sürecin başlangıcına işaret ettiğini gözlüyoruz. Şu iki hususu ekonomide normalleşme bakımından önemli buluyoruz: Talepte dengelenmeyle birlikte enflasyon beklentileri de göreli olarak iyileşti. İkincisi bozulan fiyatlama davranışları, arzu edilen ölçüde olmasa da normalleşme yoluna girdi.”
NOT ARTIŞLARI KÜRESEL TASDİK
Avdagiç, Türkiye’nin kredi notundaki artışların hem Türk varlıklarına yönelik ilginin hem de ekonomimizin doğru yolda olduğunun küresel bir tasdiki niteliğinde olduğunu ifade etti. Merkez Bankası’nın 27 Temmuz’da politika faizini 300 baz puan düşürerek yüzde 43’e indirmesinin önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Şekib Avdagiç, nitekim TCMB verilerinin ticari kredi faizlerinin son iki ayda 550 baz puan civarında düştüğüne işaret ettiğini vurguladı.
KREDİ BÜYÜME LİMİTLERİ KALDIRILMALI
Avdagiç, “Önümüzdeki dönemde KOBİ kredilerinden başlamak üzere selektif bazda kredi büyüme limitlerinin de kaldırılmasını bekliyoruz. Böylece faiz indiriminin, diğer tedbirlerle gerçek hedefine ulaşarak, üretimde büyümeye ve ülke kalkınmasına katkı veren bir sürece dönüşeceğine inanıyoruz” görüşünü bildirdi.
KOBİ kredilerinde büyüme sınırının en azından ihracatçı firmalar için yükseltilmesi değil, tamamen kaldırılması gerektiğini belirten Avdagiç, “Sonuç olarak şu öneride bulunuyoruz. Önümüzdeki süreçte ihracata düzenli ve artan katkı veren KOBİ’lere sağlanan kredi desteklerinin geçmiş dönem performanslarına (past performans mekanizması) göre artırılması konusunu gündemimize almamız gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE İÇİN DÖNÜŞÜMÜN BAŞLANGICI
İTO Başkanı Avdagiç, konuşmasında dünya ekonomisindeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. ABD’de Başkan Trump yönetiminin, aralarında AB ve Türkiye’nin bulunduğu ticaret ortaklarından ithal edilen ürünlere uygulayacağı yüzde 15 ek gümrük vergisinin de uygulamaya girdiğini hatırlatan Avdagiç, şöyle devam etti: “Uygulama kapsamında Türkiye, AB, Japonya ve Güney Kore’den ithal edilen otomobiller dahil çoğu ürün için yüzde 15’lik ek gümrük vergisi alınacak. ABD ile ticaret anlaşması imzalamamış diğer ticaret ortakları için ise yüzde 41’e varan gümrük vergileri getirilecek.”
Bu durumun daha yüksek vergi oranlarına muhatap olan ülke şirketlerinin, vergi oranı daha düşük ülkelere yatırım yapması yönündeki eğilimi güçlendirebileceğini kaydeden Avdagiç, devamında şunları söyledi: “Küresel ticarette yaşanan bu kaotik dönemi, konjonktürel olmaktan çok yapısal bir dönüşümün başlangıcı olarak görüyoruz. Korumacılığın baskın tema niteliği giderek daha da güçleniyor. Bir başka ifadeyle küresel ekonominin yeni dinamiklerini korumacılık şekillendirecek. Dolayısıyla korumacılık eğilimlerinin yol açacağı sarsıntılara karşı Türkiye dahil dünya ekonomisinin şimdiden hazırlık yapması büyük önem taşıyor.” dedi.