SPD Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu: “AfD ağzındaki baklayı çıkardı”

von Aytürk
A+A-
Reset

Berlin, 11 Eylül 2026

Federal Meclis Milletvekili Macit Karaahmetoğlu, AfD’nin Saksonya-Anhalt Başbakan adayı Ulrich Siegmund’un savunma sanayisi üretimini “geri göç” ve sınır dışı etme politikalarıyla ilişkilendiren sözlerine sert tepki gösterdi.

Karaahmetoğlu, “Buradan Ulrich Siegmund’a açıkça soruyorum: İktidara geldiğiniz zaman göçmenleri silah zoruyla evlerinden alıp sınır dışı etmeyi mi düşünüyorsunuz?” dedi.

Siegmund, eyalet sınırları içindeki savunma sanayisi ürünlerinin üretimini neden desteklediğini anlatırken, gelecekte gerçekleştirilecek “geri göç” ve sınır dışı etme hamleleri için “uygun araçlara” ihtiyaç duyulacağını söylemişti.

Bu açıklamanın AfD’nin gerçek niyetini bir kez daha gözler önüne serdiğine dikkat çeken Karaahmetoğlu, “İnsanların AfD’nin iktidara geldiği zaman neler yapabileceğini anlaması için daha ne tür açıklamalar dinlemesi gerekiyor? İktidara yaklaştıkça gerçek niyetlerini ortaya çıkaran AfD, sadece göçmenler için değil, Almanya ve Almanya’daki hukuk ve demokrasiye inanan herkes için bir tehdittir.” dedi.

Karaahmetoğlu ayrıca, “Bir başbakan adayı, silah üretimini anlatırken insanların bu ülkeden gönderilmesinden söz ediyor. Bu iki konuyu aynı cümlede buluşturabilmek bile AfD’nin Almanya’yı nasıl bir yer haline getirmek istediğini gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Karaahmetoğlu, AfD’nin uzun süredir kullandığı “geri göç” kavramının artık soyut bir slogan olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi:

“AfD yıllardır ‘remigration’ yani “geri göç” diyor. Peki bunun gerçek hayattaki karşılığı ne? Kim gidecek? Kimin burada kalmasına izin verilecek? Kimin Almanya’ya ait olduğuna kim karar verecek? Siegmund’un son sözleri, bu soruları artık erteleyemeyeceğimizi gösteriyor. Gitmek istemeyenleri silah zoruyla geri mi göndereceksiniz?” 

Almanya’da yaşayan göçmen kökenli insanların AfD söylemini yalnızca yeni gelen göçmenleri ilgilendiren bir tartışma olarak görmemesi gerektiğini vurgulayan Karaahmetoğlu, şöyle devam etti:

“Özellikle yıllardır Almanya’da yaşayan Türk toplumunda zaman zaman tehlikeli bir yanılgıyla karşılaşıyorum: ‘Biz burada yıllardır yaşıyoruz, çalışıyoruz, vatandaşız; AfD bizi kastetmiyor.’ Tam da bu rahatlık sorgulanmalı. Çünkü AfD’nin kurmak istediği ayrım yalnızca pasaportlar arasında değil, kimin onların gözünde ‘gerçek Alman’ sayıldığı üzerinden şekilleniyor.”

Karaahmetoğlu, Almanya’nın bugün geldiği noktada göçmen kökenli insanların ülkenin dışarıdan eklenmiş bir unsuru değil, doğrudan toplumun parçası olduğunu vurguladı:

“Hastanede doktorunuz, üniversitede hocanız, şirketinizin yöneticisi, fabrikanızdaki mühendis, mahallenizdeki esnaf… Almanya’nın göç hikâyesi artık yalnızca işçi göçünün hikâyesi değil. Milyonlarca insan bu ülkenin ekonomisinin, biliminin, kültürünün ve gündelik hayatının taşıyıcısıdır. AfD’nin yapmak istediği ise bütün bu ortak hayatın üzerine yeniden bir ‘kim bizden, kim değil’ çizgisi çekmek.”

Karaahmetoğlu sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“AfD’yi anlamak için artık satır aralarını okumaya gerek kalmadı. Kendileri söylüyorlar. Mızrak artık çuvala sığmıyor. Bugün hâlâ ‘Bizi kastetmiyorlar’ diyenler varsa yarın ‘Bunu nasıl göremedik?’ dememek için bugün uyarıları dikkatle dinlemeliler.”

DİĞER HABERLER