İnoğlu Holding CEO’su Hakan İnoğlu yazdı: Siyasetin karnesini ekonomi, Notunu millet verir

von Aytürk
A+A-
Reset

Almanya’da siyasi başarının göstergesi, öncelikle ekonominin geldi©i noktad⁄r. Bu durum yalnızca Almanya için değil, Avrupa’nın diğer ülkeleri için de geçerlidir. Çünkü toplumun geleceğe güvenle bakabilmesi; ekonomik istikrar, istihdam ve sürdürüle bilir refahla doğrudan bağlantılıdır.

Toplumun farklı kesimlerine baktığımızda herkesin temel beklentisinin benzer olduğunu görürüz. Esnaf, piyasanın gelecek yıllarda güçlenmesini, işlerinin büyümesini ve yaptığı yatırımların karşılığını almayı ister. İşçi ise çalıştığı iş yerinden emin olmak, işini kaybetme endişesi yaşamadan ailesinin geçimine katkıda bulunmak ve geleceğini güvence altına almak ister.

Öğrencilerin ve gençlerin beklentileri de bundan farklı değildir. Üniversiteden mezun olan bir genç, eğitimini aldığı alanda iş bulabilmeyi; meslek öğrenen bir öğrenci ise mesleğinin Almanya’ da geleceğinin ve karşılığının bulunmasını bekler. Çünkü gençler yalnızca bugünü değil, yarını da görmek ister. Eğitimleri nin sonunda işsizlik, belirsizlik ve ekonomik sıkıntıyla karşılaşacaklarını düşünmeleri, onların ülkeye ve siyasi sisteme duydukları güveni zayıflatır.

Her sosyal grubun yarına ilişkin olumlu hayaller kurabilmesi son derece önemlidir. İnsanlara güvenli bir gelecek sunamayan bir ekonomik sistem, zamanla toplumsal huzuru ve demokratik istikrarı da tehlikeye atar. Bugün Almanya’da esnafın, işçinin, öğrencinin ve orta gelir grubunun geleceğe eskisi kadar güvenle bakamadığı açıktır. Demokratik toplumlarda bu güvensizliğe cevap vermesi gereken kurum siyasettir.

Batı toplumlarında insanlar öncelikle hayat standartlarını korumak ve ay sonunda ellerine geçecek gelirle yaşamlarını sürdürebil mek isterler. Devlete, kurumlara ve siyasi söylemlere bağlılık da büyük ölçüde ekonomik ve sosyal güven duygusuyla şekillenir. Bundeswehr için kurulması planlanan yeni personel yapısına gösterilen sınırlı ilgi ve başvuranların öncelikle kazanacak ları ücreti öğrenmek istemeleri de bunun somut örneklerinden biridir. İnsanlardan fedakârlık beklemeden önce onlara güvenilir bir gelecek perspektifi sunulmalıdır.

Siyasi partilerin seçim kazanması, koalisyon seçeneklerini tartışması veya bazı partilerle kesinlikle iş birliği yapmayacağını açıklaması, toplumun günlük ekonomik sorunlarını tek başına çözmez. Bir iş insanı olarak benim önceliğim; çalışanlarımın maaşlarını, iş yerimin kirasını, bankalara karşı yükümlülüklerimi ve ailemin geleceğini yalnızca bugün için değil, uzun vadede güvence altına alabilmektir.

İş insanı; işçinin, bankanın, piyasanın ve ticaretin tam merkezinde yer alır. Bu nedenle ekonomideki olumsuz gelişmeleri toplumun birçok kesiminden daha erken hisseder. Artan maliyetler, azalan siparişler, yatırım konusundaki tereddütler ve tüketicilerin harcamalarını kısması, ekonomik alarm işaretleridir.

Başbakan Friedrich Merz’i kamuoyu önünde bu nedenle uyarıyorum: Almanya ekonomisi için etkili ve gecikmeden uygulanacak tedbirler alınmalıdır. Çünkü siyasetin gerçek karnesi ekonomidir; bu karnenin notunu ise demokratik toplumlarda millet verir. Karne teslim edildiğinde harekete geçmek için artık çok geç kalınmış olabilir.

DİĞER HABERLER