Özgür Basın, Hepimizin Sorumluluğu

von Aytürk
A+A-
Reset

Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre Almanya, uzun yıllar koruduğu ilk 10 ülke arasındaki yerini kaybederek 11. sıraya geriledi. Bu düşüş, ülkede son dönemde ciddi şekilde artan basına yönelik saldırıların endişe verici bir yansımasıdır.

Almanya’da basın özgürlüğü başta aşırı sağcı ve sağ popülist aktörler olmak üzere aşırı uçlar tarafından tehdit altındadır. Aşırı uçlardan gazetecilere yönelik tehditler, fiziki saldırılar ve organize yıldırma girişimleri, demokratik hukuk devletini zayıflatmayı amaçlayan açık bir stratejinin parçası haline gelmiştir.

RSF raporu, özellikle aralarında AfD bağlantılı çevrelerin de bulunduğu aşırı sağcı grupların, gösterilerde gazetecilere yönelik hakaret, fiziki müdahale ve işini engelleme girişimlerini vurgulamıştır. Aşırı görüşler, basını baskı altına alarak haber içeriğini fiilen yönlendirmeyi, eleştirel gazeteciliği susturmayı ve kamuoyunun objektif bilgiye erişimini engellemeyi amaçlamaktadır.

Bu gruplar, aynı zamanda gazetecileri ve medyayı bir komplonun parçası gibi göstererek itibarsızlaştırmak suretiyle, toplumda medyaya olan güveni zedelemeyi hedeflemektedir. Basın mensuplarına yönelik bu baskı, yalnızca gazetecileri değil, toplumun tamamının doğru ve tarafsız haber alma hakkını da tehdit etmektedir.

Demokratik hukuk devletinin en önemli sütunlarından biri hiç şüphesiz ki bağımsız ve özgür medyadır. Bu nedenle Almanya, basın özgürlüğü endeksindeki gerileyen konumunu düzeltmek, gazetecilerin görev başındaki güvenliğini sağlamak, basının bağımsızlığını ve özgürlüğünü güvence altına almak ve medya çeşitliliğini korumak için acil ve kararlı adımlar atmalıdır. Bu konu, demokrasimizin geleceği için ciddiyetle ele alınmalıdır.

DİĞER HABERLER