www.multifestival.de
AOK

BKM´in Çevre Konsepti Neden Başarılı ?

Drucken PDF

Portrait_Peter_Ulrich_Vorstandssprecher_BKM_10cm

Almanya'daki Türk kökenli göçmenlerde çevre bilinci ne durumda?

Bu soruyu işitir işitmez, aklına Yeşiller Partisi’nin Genel Eşbaşkanı Cem Özdemir'in gelmediği, bir tek kişi var mıdır acaba? Türk kökenli olan bu siyasetçiyi düşündüğümüzde, çevre düşüncesinin Türk kökenli göçmenlere hiç de yabancı olmadığını anlıyoruz.

Essen Üniversitesi, Türkiye Araştırmaları Merkezi tarafından gerçekleştirilen ve artık maalesef o kadar da güncel olmayan bir araştırmaya göre (Almanya'daki Türk Kökenli Göçmenlerin Çevre Bilinci ve Çevre Davranışları), “Türk kökenli göçmenlerin tutumları, çevre korumasına yönelik belirgin bir hassasiyetin varlığına işaret ediyor.”

Gerçi bu araştırma, söz konusu çevre bilincinin içinde birtakım “tezatların” var olduğunu da ifade ediyor: Bir taraftan olumlu bir temel anlayış mevcutken, “karmaşık bağlamlara ilişkin bilgiyse çok eksik kalıyor.” Kaynak kullanımı, çevre dostu üretim yolları, gelişen ülkelerdeki çevre koruması ve atıkların oluşmasını engelleyen önlemler gibi hususlar, görünüşe göre o kadar fazla önem taşımıyor. Birçok göçmen çevre konusunu, daha ziyade kendi çevresi veya semti itibariyle, atıkların ortadan kaldırılması, temizlik veya yeşillendirme konularıyla sınırlandırıyor. Dolayısıyla belirtilen araştırmaya bakılacak olursa, önemli ölçüde bilgilendirme ve aydınlatma eksikliği söz konusu.

Burada, temelde olumlu olan çevre tutumundan yola çıkılabilmesi için, çok sayıdaki ve değişik Alman kuruluşlarının devreye girmesi gerekiyor. Uygun nitelikli konseptler ve erişim olanakları yetersiz olup, gereken hassasiyetteki temas kurma faaliyetlerinin noksanlığı da hissediliyor. Zira göçmenler, Alman kuruluşlarına ve organizasyonlarına kendi istekleriyle müracaat etmiyorlar genelde.

Bausparkasse Mainz 'in Yönetim Kurulu Başkanı olan Peter Ulrich bu konuda, “Gayret gösterip, kişisel görüşmelerde bulunmaya çalışanlar ve frenleyici nitelikteki dilsel eşikleri aşanlar, çevre konusunda kendilerini dinleyecek birini mutlaka bulacaklardır” diyor. Ulrich, sözlerini, “Türkçe konuşabilen çalışanlarımız vasıtasıyla, Türk müşteri çevreleriyle kendi anadillerinde temas kuruyoruz. Çevre konusu ele alındığında, kalabalık sayıdaki teknik terimlere değinip, bunları Türkçe olarak açıklamak, deneyimlerimize göre özel bir önem taşıyor” şeklinde sürdürüyor.

Bausparkasse ve çevre koruması arasındaki ilişki ne olabilir ki?

Ulrich, “Son yıllarda müthiş bir artış göstermiş olan enerji masrafları yüzünden ve ayrıca çevremizin korunması bakımından, bina yapımıyla ilgili olarak da düşüncelerimizin değişmesi gerekiyor” diye konuşuyor ve Bausparkasse Mainz, 'Kalkül Edition' adlı enerji tasarrufu binasıyla enerji tüketimini, optimum ısı yalıtımı ve yenilenebilir enerjilerin kullanımı vasıtasıyla %70 kadar azaldığına dikkat çekiyor. Peter Ulrich, “Bu yalnızca bizim çevremizin ve gelecek nesillerin çevresinin üzerindeki yükü hafifletmekle kalmıyor, aynı zamanda para kesemizin boşalmamasını da sağlıyor. Buna ilave olarak, enerji tasarruflu bina yapımı konusunda devlet tarafından verilen teşvikler de, inşaat maliyetlerini ikinci bir kez, %15 kadar düşürebiliyor. Bu konsept, Türk kökenli müşterilerimiz tarafından -gerek çevre bakımından, gerekse maddi sebepler dolayısıyla- çok olumlu karşılanıyor. Bundan sonra da Türk kökenli vatandaşlarımıza yakın olup aydınlatarak, bilgilendirerek ve frenleyici dil ve kültür eşiklerini aşarak, daha kaliteli bir çevre konusuna katkıda bulunacağız” diye çevre konusundaki düşüncelerini ve Bausparkasse Mainz’ın çalışmalarını aktarıyor.

Makaleler 4/78