ALMANYA’da 2011 yılında organlarını bağışlayanların sayısı azaldı. 2010 yılında bin 296 kişi organlarını bağışlayacağını bildirirken bu sayı 2011’de bin 200 kişiye düştü. 12 bin hastanın organ nakli için sıra beklediği Almanya’da bağışlara duyulan ihtiyaç her geçen gün artıyor.
En fazla sıkıntının böbrek nakillerinde yaşandığını vurgulayan yetkililer, her yıl yaklaşık 4 bin 800 kişinin böbrek hastalıkları nedeniyle diyaliz makinesine ihtiyaç duyduğunu, 9 bin 300 hastanın böbrek nakli için sırada beklediğini bildirdi. Sağlıklı bir böbreğe kavuşabilmek için bekleme süresinin 5 ile 5.5 yıla kadar uzayabildiğini belirten uzmanlar, yetersiz bağışlar, uzun bekleme listeleri nedeniyle Almanya’da her gün 3 kişinin hayatını kaybettiğine dikkati çekti.
3 bin 917 nakil
2010 yılında toplam 4 bin 205 organ nakledilmesine karşılık bu sayının 2011 yılında 3 bin 917’ye indiğini belirten yetkililer, 2010 yılında 4 bin 326 kişiye bir organ nakledilmesine karşılık bu sayının 2011’de 4 bin 054 kişiye indiğini açıkladı. Avrupa’da Almanya, Belçika, Hırvatistan, Lüksemburg, Hollanda, Avusturya ve Solvenya’dan oluşan yaklaşık 125 milyon kişiyi kapsayan organ nakil koordinasyonu, Hollanda’nın Leiden kentindeki Eurotransplant Vakfı Merkezi’nden yapılıyor.
İnsanlar bağışa hazır
Almanya’da 1997 yılında yürürlüğe giren Organ Bağışı Yasası’na göre kişiler hayattayken donör olmak istediklerini belgelemek zorunda. Belgelemeyen kişi öldüğü zaman ise yakınlarının ölen kişinin isteği yönünde karar vermesi gerekiyor. Fakat yapılan araştırmalarda, vatandaşların yüzde 17’sinin donör olduğunu ispatlayan bir kimliğe sahip olduklarını, anketlerde ise halkın yüzde 50 ile 75’lik kısmının organ bağışına hazır olduğu ortaya çıkıyor.
Ehliyete yazılacaktı
Almanya’da organ bağışına yeni bir düzenleme yapılması da gündemde. Geçen yıl eşine bir böbreğini veren Sosyal Demokrat Parti Meclis Grubu Başkanı Frank-Walter Steinmeier’in davetiyle bir araya gelen meclis grup başkanları, yeni düzenleme için bir anlaşmaya varmıştı. Buna göre, her yetişkine ölünce organlarını bağışlamaya razı olup olmadığı sorulacak ve cevabı ‘evet’ veya ‘hayır’ şeklinde ehliyetine veya kimliğine yazılacaktı.
Ahlaki baskı olabilir
Hıristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) daha önce herkesin organ bağışının önemi üzerine bilgilendirilmesini, bunun sonucunda fikri alınarak, kimliğine yazılmasını talep etmiş, dönemin Federal Sağlık Bakanı Philipp Rössler de bu öneriyi desteklediğini açıklamıştı. Federal İçişleri Bakanlığı ise pasaport, kimlik kartı ya da ehliyete organ bağışıyla ilgili not düşülmesi önerisine karşı çıkmıştı. Bakanlık, bu belgelere not düşmek için kişinin organ bağışıyla ilgili resmi dairede düşüncesinin alınmasının ahlak baskısına dönüşebileceğini ve bunun aksi bir sonuç doğurabileceğini öne sürmüştü.
Dikkat: Sitede yer alan haberlerin izinsiz kullanılması durumunda yasal işlem başlatılacaktır!














